Yaklaşık bir aydır beklediğim bir etkinlikti… Mihalıççık Kiraz Festivali… Bu yıl 43’ncü kez yapıldı. Festivalin tam adında Mihalıççıklılar Günü de eklenmiş. Hep mi böyleydi, yoksa sonradan mı eklendi, hatırlamıyorum. Sadece nefis kirazlar için ya da haber yapmak için gitmedim. Övünmek gibi olmasın anne tarafım Mihalıççıklı…
Bu tür yöresel etkinlikler artık daha fazla ilgi görüyor. İnsanlar gezmek, görmek istiyor. İmkanlar da artınca katılım hayli yüksek oluyor. Eskişehir’in böyle daha çok etkinliğe ihtiyacı var.
Bu konuda şüphesiz en iyi performansı Sivrihisar Belediyesi sergiliyor. Nasrettin Hoca Festivali… Sucuk Festivali… Binlerce kişiyi ağırlıyor, esnafın yüzünü güldürüyor. İlçenin adını da inanılmaz duyurdu.
Günyüzü’nde kavun festivali varmış. Bu ara yapılmamış, şimdi yapılıyor mu bilmiyorum. Beylikova, süt diyarı… İnönü manda yoğurdu… Han’da lavanta, Alpu kaz eti…
İlçelerimizin hepsinin öne çıkaracağı güçlü yönleri var. Önemli olan potansiyelin ortaya çıkarılması… Tıpkı Hamid Yüzügüllü’nün Sivrihisar’da yaptığı gibi…
Neyse ben yola düşeyim…
Yollar sorunluydu… Alpu’dan geçerken yaptığımız haberler aklıma geldi. Yapılmış yerler çok güzeldi fakat hala sıkıntılı olan bölümler vardı. Malıç tarafı ise tek şerit… Sollama aşırı tehlikeli…
Basın daveti olmamasını sorun yapmadım! Anamın memleketine davetle gidecek halim yoktu… Şaka bir yana böyle bir etkinlik yapanların yerel ve yaygın basını uygun bir şekilde davet etmesi gerekirdi. Hatta son yıllarda sosyal medya fenomenleri çağrılıyor.
İlçeye girdik. Bir tane bile yönlendirme tabelası görmedik. Ne bir afiş, ne bir pankart…
Sıradan bir gün yaşıyordu Malıç…
Oysa önce Mihalıççık’ın haberi olacaktı etkinlikten! Dükkanların çoğu kapalı ya da bana öyle geldi. Malıç esnafının Sivrihisar’dan öğreneceği çok şey var. Böyle bir günde, binlerce insanın ilçeye akın ettiği bir günde dükkan kapanır mı?
Kalburcu’ya vardık…
Yer gök araba! Bu kadar beklemiyordum. İnanılmaz bir katılım… Aracı park etmek de sorun oldu. Yardımcı olan kimse yoktu. Aşağı kadar indik, jandarma yer yok yukarı çıkın dedi.
İyi de bunu yukarıda neden demediniz! Keşmekeş başlamıştı… Belediye personeli jandarmaya yardım etmeliydi. Üç dört saat kaldık, böyle bir gönüllü ya da belediye personeli görmedim.
Dağa bayıra kim nereye bulduysa rastgele araçlar park edilmişti. Kaval havası biraz keyfimizi yerine getirdi. Çocuklar için oyun alanı düşünülmesi iyi olmuştu.
Alanın en büyük sorunu kuşkusuz tuvalet sorunuydu. Sayısı az, olanlar da kullanıma pek uygun değildi. WC için ilçeye gidenler oldu! O derece yani…
Satış yapılanlar da karmaşıktı. Kiraz satılan 15-20 tezgah gördüm. Kiraz satıcıları için ayrı bir ‘sokak’ olmalıydı. Köfte yanında kiraz, sucukla yan yana kiraz, tavuk dürümle kiraz satışı pek olmamış.
Tek tip çadırlar, tezgahlarda kiraz satışı olmalı. Satıcılar da aynı şekilde… Kirazın kilosu 25’den 70’e kadar çıkıyordu… Hem yedik, hem gezdik…
Kır Lokantası gibi bir yerde protokol ağırlandı. Etli pilav, tatlı, çay ve kiraz ikramı yapılıyordu. Bu ikramın ‘protokole’ yapılmasını doğru bulmadım! Vatandaş, dışarıda parayla yiyip içiyordu. Parası olanlar ‘ücretsiz’ yiyip içiyordu. Sivrihisar’da olduğu gibi herkese ücretsiz ikram yapılmalı.
Protokol önünde kaval havası eşliğinde oynanmasını da garip buldum! Valinin, kaymakamın, belediye başkanının önünde oynamak pek iyi fikir gibi gelmedi bana… Sahne düzeni değişmeli… Protokolün önünde eğlenmek zor iş!
Lavanta satışı yapılıyordu… Hayli ilgi gördü. Lavanta deyince Han Belediye Başkanı Erdal Şanlı’yı gördük. Eylülde yapacağı lavanta festivaline davet etti. Belediye Başkanı Haydar Çorum’u görmedik, o da bizi görmedi! Pek çok yönetici gördüm. Hem halk katılımı hem protokol katılımı yüksekti.
Kiraz siparişlerini alıp yola düştük. Kiraz Festivali’nin geleceği parlak. Biraz ilgi ve organizasyonla Eskişehir harika bir etkinlik kazanabilir. Çevre illerden katılımın olacağı bir festival haline getirmeliyiz. Bu mümkün… Elbette sonraki aşama Türkiye ve yurt dışı…
Eksiğine, kusuruna rağmen Haydar Çorum başta olmak üzere emeği geçenlere teşekkür ederim. Seneye görüşmek üzere…
Anamın memleketine davetle gidecek halim yok
Muhabirimiz Nur Öven, bu yıl 43’üncüsü düzenlenen Mihalıççık Kiraz Festivali’ne katıldı. Öven, eleştiri ve önerilerinin yer aldığı izlenimlerini kaleme aldı.
Yorumlar