Eskişehir Büyükşehir Belediye (EBB) Başkanı Ayşe Ünlüce, CHP’nin cumhurbaşkanı adayını belirlemek için aldığı ön seçim kararını ve Ekrem İmamoğlu’nun adaylık başvurusu hakkında Eskişehir Net’ten Meltem Karakaş’ın sorularını yanıtladı. İmamoğlu’nun yanında olduğunu söyleyen Ünlüce, 23 Mart’ta sadece CHP’nin cumhurbaşkanı adayını değil aynı zamanda Türkiye’nin 13’üncü cumhurbaşkanını seçeceklerine inandığını ifade etti.

Whatsapp Image 2025 02 26 At 00.53.17 (1)

“Ekrem İmamoğlu’nun her zaman yanındayız, arkasındayız”

CHP’nin cumhurbaşkanı adayını ön seçimle belirleyecek olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Cumhuriyet Halk Partisi çok köklü bir parti. Cumhuriyetin kuruluş değerleriyle beraber kurulmuş bir parti. Son tüzük değişikliğinde de ön seçimle ilgili ciddi düzenlemeler yapıldı. O yüzden ben cumhurbaşkanlığı seçiminde ön seçimle hareket edilmesinin de bu demokratik anlayışa, bu köklü geçmişe çok uygun olduğunu düşünüyorum. Bu ön seçimle beraber 23 Mart’ta hep beraber bu ön seçimi yaşayacağız. Şu anda üye kayıtları devam ediyor. Büyük bir coşkuyla, büyük bir heyecanla Cumhuriyet Halk Partisi’nin sadece cumhurbaşkanı adayını değil aynı zamanda 13’üncü cumhurbaşkanını da seçeceğini düşünüyorum. Ekrem İmamoğlu’nun çıktığı bu yolda her zaman yanındayız, arkasındayız. Gerçekten zorlu bir süreç yaşıyor. Birçok konuda baskı altında olduğunu görüyoruz. Ama ön seçimden sonra partimizin de tek adayı olarak bu şekilde seçime hazırlanmış olacak. Zaten bir erken seçim talebi de beklentisi de halkımızda var biliyorsunuz. Bu talep de karşılanmış olacak.

“Erken seçim talebinde olan bir partinin adayını erken belirlemesi en doğrusu”

Bazen şöyle sorular da oluyor: Biraz erken değil mi? Seçim döneminde yapılsaydı böyle bir seçim diye. Ama erken seçim talebinde olan bir partinin de bence adayını erken belirlemesi en doğrusu. Bu aynı zamanda şu kararlılığı da gösteriyor: Adayımız hazır, projelerimiz hazır, parti programımız hazır, seçim beyannamemiz hazır, biz hazırız. Sokaktaki vatandaş da yoksulluktan, enflasyondan çok bıkmış durumda. Hadi seçime diyeceklerdir bence. Ön seçimden sonra yaşayacağımız süreci de biraz erken seçime hazırlık süreci gibi görebiliriz.

“Yanlış ve çelişkili olan erken seçimi telaffuz etmemek olurdu”

“CHP cumhurbaşkanı adayı belirleme sürecine o kadar daldı ki ülkenin gerçek gündeminden uzaklaştı, ekonomik sorunlardan koptu” yorumları yapılıyor. Bu yorumlar için neler söylersiniz?

Aslında tam tersi. Tam da gündemle ilgili bu konu. Gündem o kadar ağır ki gençlerimiz mutsuz, emekliler umutsuz, ev emekçisi kadınlarımız pek çok sorunla boğuşmak zorunda, asgari ücretin kıskacı altında pek çok gencimiz var, işsizlik sorunumuz var. Türkiye’nin pek çok sorunu var şu anda. Bu sorunlar varken erken seçimi telaffuz etmemek yanlış olan, çelişkili olan. Eğer ülkeyi iyi yönetemiyorsunuz, biz ülkeyi daha iyi yöneteceğiz, buna hazırız gibi bir iddianız varsa işte orada da erken seçim ve adayı da hemen belirleyerek bu süreci başlatmalı diye görüyorum ben. Tam da aslında gündemdeki sorunların karşılığı bu. Gündemdeki sorunlara duyarsız kalınsa belki sürdürülür, 2027’de olur, 2028’de olur seçim. Tam tersine, tam da bu ağır ve baskıcı gündemin ortasında Cumhuriyet Halk Partisi diyor ki, erken seçime gidelim, ülkeyi yönetemiyorsunuz, biz hazırlıklıyız, daha iyi yöneteceğiz. Cumhurbaşkanı adayımız da hazır diyor.

“Bizim yapacağımız bu politikaları tek tek anlatmak”

Sizce CHP nasıl bir strateji izleyecek seçimleri kazanmak için?

Ben şunu görüyorum: Özellikle Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu dönemde şöyle bir stratejisi oldu: Gölge bakanlıklar kurarak hem bir taraftan mevcut bakanların yaptığı faaliyetleri incelediler hem de bir taraftan ilerde iktidar olduğumuzda bu bakanlıkların nasıl çalışacağını, kendi bakanlıklarıyla ilgili konularda nasıl çözüm üretecekleri konusunda da ciddi bir çalışma yapıyorlar. Bence strateji biraz bunun üzerine oturacak. Her bakanlığın bağlı olduğu kuruluşlar var, kamu kuruluşları var, sivil toplum kuruluşları ile ilişki içindeler. Dolayısıyla sorunların çözülme yeri biraz da orası. Şu anda benim gördüğüm gölge bakanlar aracılığıyla Türkiye’nin pek çok sorunu, en önemli sorunları masaya yatırılıyor, uzmanlarla çalışılıyor bu konuda. Aynı zamanda bu bir şekilde de seçim beyannamesi hazırlığı. Bence çözümü bu şekilde söyleyecekler. Seçim döneminde bizim de yapacağımız bu politikaları tek tek anlatmak, ülkeyi bu kötü gidişattan nasıl kurtaracağımızı, nasıl düzlüğe çıkaracağımızla ilgili bunları anlatmak olacak.

“Belediye başkanları arasında dayanışma duygusu olacak”

Cumhurbaşkanlığı seçiminde CHP’li belediye başkanları nasıl bir misyon yüklenecek?

Biz topyekun bütün belediye başkanlarımız, 14 tane büyükşehir var biliyorsunuz, il belediyelerimiz var, ilçe ve belde belediye başkanlarımızla beraber tek adayın etrafında herkes birleşip onun kazanması için, iktidarın değişmesi için, Türkiye’nin önünün açılması için mücadele edeceğiz. Hep beraber sahada olacağız. Bir dayanışma duygusu olacak. Her zaman oldu. Bu seçim kritik bir seçim. Türkiye’nin geleceği için, ülkemizin önümüzdeki dönemde hem ulusal hem uluslararası izleyeceği politikalar için gerçekten çok önemli olduğu için, tarihsel bazı seçimler vardır ya, bu seçim tam da böyle bir seçim. O nedenle bunun öneminin herkes farkında. O yüzden ön seçimde bizim adayımız belirlenecek ve sonrasında onun etrafında il örgütleri, ilçe örgütleri ve belediye başkanları ile beraber çok güzel bir dayanışma sergileyeceğiz. Bundan kimsenin şüphesi olmasın.

Kaynak: Meltem Karakaş