Tüm Emeklilerin Sendikası Genel Başkanı Zeynel Abidin Ergen, Eskişehir Net’te yayınlanan Net Soru programında Meltem Karakaş’ın sorularını yanıtladı. Programdan öne çıkan başlıklar şu şekilde:
“2024 bizim açımızdan gerçekten zulüm yılı oldu”
“2024 yılını cumhurbaşkanı emekliler yılı ilan etti ama 2024 yılında emeklilere zulüm yılı olduğunu söyledik. Eğer emekli yılıysa emeklilerin insanca yaşam taleplerine çözüm üretmeleri gerekiyordu. Oysa öyle öyle bir şey yok. Dolayısıyla 2024 yılında emekliler gerçekken çok zor koşullarda yaşadılar. Taleplerine hiçbir çözüm üretilmedi. Ekonomik olarak düzlüğe çıkmaları için hiçbir şey yapılmadı. Sadece hamasi nutuklarla geçiştirildi. Biz seçimler öncesi taleplerde bulunmuştuk. Taleplerimizle ilgili bakanlığın verdiği yanıt; promosyonları artıracağız. Oysa bizim öyle talebimiz olmadı. Trenlerde emekliler seyahat ederken daha düşük ücret ödeyecekler, KYK yurtlarında tatil yaptıracağız gibi şeyler söylediler. Ama ekonomik girdilerle ilgili hiçbir çözüm üretmediler. 2024 bizim açımızdan gerçekten zulüm yılı oldu.
“Bugün 12 bin 500 lira alan bir emekli nasıl geçinecek?”
Alım gücünün bu kadar düştüğü yerde 22 bin 104 lirayla insanların geçinmesi mümkün değil. Bu asgari ücretle bir yere varılmaz. Emeklilere gelince, böyle bakıldığında bu oran dikkate alındığında en düşük emekli maaşının bugün ki alım gücü 37 bin 155 liradır. Bakın bugün 12 bin 500 lira alan bir emekli nasıl geçinecek? Emekliler bu enflasyon bu hayat pahalılığı karşısında oldukça sıkıntı çekiyorlar. Emeklilerinin hakkı resmen çalınmıştır. 2025 yılında beklentilerimiz biraz yüksekti. Bu haliyle enflasyonun çok altında bir artış olacak ne yazık ki. İşçi emeklilerinde yüzde 16-17 arasında bir artış olacak. Bu da çok düşük. Bu politikalar emek düşmanı politikalardır. Hem çalışanlar açısından hem de emekliler açısından böyledir. Bunları asla kabul etmiyoruz. Tüm Emeklilerin Sendikası bu anlamda mücadele ediyor, tüm Türkiye’yi ayağa kaldırıyor.
“Bu maaşlarla yaşanmaz”
Bu maaşlarla yaşanmaz. Bizim temel bir çizgimiz var. En düşük emekli maaşını en düşük memur maaşına eşitleyerek bir kriter oluşturulması lazım. Bugün ki dediğim şekilde en düşük emekli maaşının bugün ki alım gücü 37 bin 155 liradır. Bunun üzerine 2025 enflasyonu eklenerek aslında önümüzdeki dönem için bir kriter belirlenmelidir. Bunun mücadelesini vermeye devam edeceğiz.
“Belediyeler emekliler için bir alternatif oldu”
Bu ekonomik koşullarda belediyelerin bir alternatif olarak ortaya çıkmaları iyi bir şey. Yeterli değil ama. Bazı sosyal yaraları iyileştirebilir ama emeklilerin insanca yaşam talebinin dinamiği bu değildir. Ama şu iyidir tabi kent lokantaları, emek kafe gibi uygulamalar ya da emeklilerin sorunlarına yönelik alan açmaları çok iyi bir şey. Zaten bu belediyeler de emeklilerin tercihleri ile seçildiler. Dolayısıyla bu konuda biraz daha adım atılması gerekiyor. Özellikle ulaşım konusunda. Eskişehir diğer yerlere göre biraz daha iyi. Bazı yerlerde topluma taşıma aracı kullanılırken 1 lira gibi indirimle karşı karşıya kalıyor 65 yaş altı.
“Ayşe Ünlüce emekliler konusunda duyarlı”
Eskişehir’deki belediye başkanı olan arkadaşları tebrik ediyorum. Gerçekten çabalarını takdir ediyorum. Diğer illere göre çok iyi. Tek emekli maaşıyla geçinen, evi olmayan emekli arkadaşlarımıza alan açmaları gerekiyor. Gerek iş konusunda gerek sosyal yardım konusunda biraz daha vites yükseltmeleri gerekiyor. Ayşe Ünlüce’nin bu konuda duyarlı olduğunu düşünüyorum. Ama Emek Kafe’deki ürünler emekliler için ücretsiz olabilir.
“Her 4 emekliden biri kayıt içi ya da kayıt dışı çalışıyor”
Ev kiralarının bile artık 25 bin liraları bulduğu kentlerde iki emekli maaşı bir ev kirası etmiyor. Mecburen çare arıyorlar. 1 milyon 950 bin civarında emekli ikinci bir işte çalışıyor. Bunlar mart rakamları. Bir o kadar da kayıt dışı çalışıyor. Her 4 emekliden biri kayıt içi ya da kayıt dışı çalışıyor. Geçinen insan neden çalışsın bu yaştan sonra. Zaten emekliye iş vermiyorlar pek. Verdikleri iş e genellikle emeklileri öteleyici işler oluyor. O nedenle büyük kentler emeklilerin yaşamı imkansız hale gelmiş. Birçok arkadaşımız çocuklarının desteğine ihtiyacı var. Ya da birlikte yaşamak zorunda kalmış. Aile dramları da yaşanıyor bu anlamda. Belediyelerin bu konulara da el atması lazım.
“Huzurevine bile parası yetmeyen emekliler var”
Bakıma ihtiyacı olan ya da geçinemeyen emekli, yaşlı vatandaşlarımız huzur evi, bakım evleri arıyorlar. Bize de ulaşıyorlar bu konuda. Yeterli değil tabi. Yerleştiremiyoruz. Bunların artırılması lazım. Çok iyi bir konuya değindiniz. Yaşlı insanların bakılabileceği merkezler yapılmalı. Sosyal belediyeciliği önceleyen belediyeler tarafından bunların yapılması lazım. Birçok arkadaş bugün mümkün olsa bu tür yerlere yerleşmek istiyor. Ama parası da yetmiyor. Huzurevine bile parası yetmeyen emekliler var. Durum gerçekten çok kötü.”