birgun.net Yayın Koordinatörleri Uğur Koç ve Berkant Gültekin ile birgun.net Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Yaşar Gökdemir, Sabah Gazetesi’nin İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek'e ziyaretinin haberini haberleştirdikleri gerekçesiyle 8 Şubat akşamı evlerinden gözaltına alındı. Adliyedeki ifade işlemleri sona eren Berkant Gültekin, Savcılık kararıyla serbest bırakılırken, Koç ve Gökdemir ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Gazetecilerin gözaltına alınmasına tepki gösteren Eskişehir Emek ve Demokrasi Platformu üyeleri, İsmet İnönü Caddesi’nde basın açıklaması yaptı. Açıklamaya CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, CHP Eskişehir Kadın Kolları Başkanı Sibel Yeşildal, CHP Tepebaşı İlçe Kadın Kolları Başkanı Nilay Met Başlı ve CHP Odunpazarı Kadın Kolları Başkanı Özgül Özbil de destek verdi.
“Basın ve toplum üzerinde kurulmak istenen korku ikliminin son örneği”
Platform adına açıklama yapan Anıl Ataş, “Sabah Gazetesi Haber Koordinatörü Abdurrahman Şimşek’in, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’i ziyaret ettiği haber gerekçe gösterilerek BirGün net yöneticileri Uğur Koç, Berkant Gültekin ve Yaşar Gökdemir, ifadeye çağırılsalar gidebilecekken, dün gece saatlerinde alelacele evlerinden gözaltına alındı. Biliyoruz ki bu yaşananlar; en ufak bir sese dahi tahammül edemeyen, tüm muhalefet kesimlerini sindirmek isteyen, ülkede korku iklimini hâkim kılmaya çalışan Saray rejiminin, yargı aracılığıyla basın ve toplum üzerinde kurmak istediği korku ikliminin son örneğidir” dedi.
“İlgili haber ilk olarak Sabah Gazetesi’nde yayınlandı”
Ataş, “İlgili habere konu olan savcı ziyareti ilk olarak Sabah Gazetesi’nde yayınlanmasına rağmen birgun.net yöneticisi gazeteciler özelinde başlatılan bu operasyon, Saray tarafından bütün muhalif güçlere verilmek istenen yeni bir mesajdır. Biliyoruz ki bu baskı ve zora dayalı politikanın arkasında ülkeyi yönetemeyen, toplumsal desteği gün geçtikçe eriyen tek adam rejiminin ayakta kalma çabası var” diye konuştu.
“Yeni bir dokunan yanar döneminin içindeyiz”
“Yeni bir dokunan yanar döneminin içindeyiz” diyen Ataş, “Muhalefet belediyelerine atanan kayyumlardan siyasetçilere açılan soruşturmalara, grev yasaklarından Gezi Direnişi’ne, medya üzerinde kurulmak istenen ablukaya kadar her bir başlık bu amaca hizmet etmektedir. Tıpkı Ergenekon ve Balyoz dönemlerinde olduğu gibi yeni bir dokunan yanar döneminin içindeyiz. Siyasetçilerden gazetecilere, açılan soruşturmalarda imzası olan Savcı Akın Gürlek’in isminin kullanılması bile yasaklanmak istenmektedir” şeklinde konuştu.
“Muhalif basına yönelik baskı artıyor”
“Bugün yapılmak istenen de hiçbir toplumsal kesimden yaşananlara karşı tek bir sesin çıkmamasını sağlamaktır” diyen Ataş, “Gözaltılarla, operasyonlarla, tutuklamalarla yoksulluğa mahkûm edilen halkın derdinin görünmez kılınması amaçlanmaktadır. Bu konular konuşulmasın istenmektedir. Muhalif basına yönelik baskılar sadece gözaltı ve tutuklamalarla değil, ekonomik anlamda da sürdürülmektedir. 2019'dan beri Evrensel Gazetesi’nin resmi ilan hakkının Basın İlan Kurumu tarafından gasp edilmesi bunun bir örneğidir” ifadelerini kullandı.
“BirGün susmaz, susturamayacaksınız”
BirGün Gazetesi’nin susmayacağını ve gerçekleri yazmaya devam edeceğini söyleyen Ataş, “İktidar dört koldan istemediği haberleri, gerçekleri yazan gazetecileri ve halkı cezalandırıyor. Bugün burada Saray’daki hesabın çarşıya uymayacağını haykırıyoruz. Biliyoruz ki bu karanlık, halkın birleşik mücadelesiyle elbet son bulacak. BirGün kurulduğu ilk günden beri halkın desteğiyle ayakta durdu. Defalarca çalışanları gözaltına alındı, tutuklandı, hapis cezaları yedi. Defalarca iktidarın yargısı tarafından baskılara maruz kaldı. Bir kez daha söylüyoruz: Gün be gün soruşturmalarla, para cezalarıyla, çeşitli baskı aparatlarıyla hedef aldıkları BirGün gerçekleri yazmaya devam edecek. BirGün susmaz, susturamayacaksınız” dedi.