Hakkı Kabal yazdı...
Sabah gözlerimi açtım, yataktan kalktım, banyoya yöneldim. Musluğu açtım… ama su yok! Acaba şebeke suyu mu kesildi? Hemen su saatine baktım. “KREDİ AL” yazısı yanıp sönüyor. Su kartını kutuya okuttum ama sonuç yine hüsran. Meğer karttaki bakiye de bitmiş. Daha güne başlayamadan, bir mont kaptığım gibi sabahın köründe su ATM’sine gitmek zorunda kaldım.
Beni bilen bilir, kolay kolay isyan etmem ama o sabah düşündüm… Yahu ben sağlıklı biriyim, kalkar gider su yüklerim. Peki ya evde yeni doğmuş bebeği olan bir anne? Yaşlı bir amca? Yatalak bir hasta? Onlar ne yapacak?
2025 yılındayız, teknoloji her şeyi hallediyor. Akıllı telefonlarımız var, internet bankacılığı, temassız ödeme sistemleri, e-Devlet, hatta yapay zekâ bile hayatımıza girmiş durumda. Ama iş su yüklemeye gelince, Eskişehir hâlâ 90’lardan kalma yöntemlerle devam ediyor. Su yükleme ATM’sine git, kartı okut, parayı yatır, tekrar eve dön… Sanki teknolojinin gelişmediği bir zaman diliminde sıkışıp kalmışız.
Osmanlı döneminde su dağıtımı o kadar hassas bir meseleydi ki, sırf susuz kimse kalmasın diye vakıflar kuruldu. Ecdat, çeşmelerin başına su dağıtan görevliler koydu. Medeniyetin zirvesinde suyu en erişilebilir hale getiren bir anlayış vardı. Peki biz ne yapıyoruz? 2026’yı Eskişehir Yılı ilan edenler, su yüklemek için hâlâ vatandaşları sabahın köründe dışarı çıkmak zorunda bırakıyor!
Eskişehir, Anadolu’nun ortasında enerjisi yüksek bir şehir. Adından söz ettiren bir yer. Ama bu şehir, büyükşehir olmanın konforunu hissettirmek zorunda. Su gibi temel bir ihtiyacı 2025’te hâlâ “git, yükle, getir” sistemine bağlamak, tam anlamıyla çağ dışı bir yöntemdir.
Oturduğumuz yerden telefonla, internetle, e-Devlet üzerinden su yükleyebildiğimiz bir sistem kurulması bu kadar zor mu? Teknolojinin bu kadar geliştiği bir çağda, su yüklemek için hâlâ sokak sokak dolaşmak zorunda kalmamız, Eskişehir’in geleceğine yakışıyor mu?
Eğer gerçekten 2026’yı Eskişehir Yılı yapacaksak, önce böyle basit ama can sıkıcı sorunları çözerek başlayalım. Çünkü medeniyetin ölçüsü sadece büyük projelerle değil, vatandaşın günlük hayatını ne kadar kolaylaştırdığınızla da belli olur.
Ve Eskişehirli olarak söylüyorum: Susuz Eskişehir Yılı istemiyoruz!